






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Perspectives in Palliative &amp; Home Care, Yıl 2026 Sayı 5(1)</title>
    <link>https://pphcjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=4090</link>
    <description>Perspectives in Palliative &amp; Home Care</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-31</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Tip 2 Diyabetes Mellituslu Bireylerde Kardiyometabolik Risk ve Yaşam Kalitesi: Kesitsel Bir Çalışma</title>
      <link>https://pphcjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89967</link>
      <guid isPermaLink="true">https://pphcjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89967</guid>
      <author>Elçin Yangeç   ,Hicran Bektaş  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Giriş/Amaç:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Bu çalışmanın amacı, tip 2 diyabetes mellituslu bireylerde kardiyometabolik risk göstergeleri ile diyabete özgü yaşam kalitesi arasındaki ilişkileri incelemektir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Gereç ve Yöntem:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt; Kesitsel tipte yürütülen çalışmaya tip 2 diyabetes mellitus tanısı olan 370 yetişkin dahil edilmiştir. Kardiyometabolik risk; beden kitle indeksi, bel çevresi, sistolik kan basıncı, lipid profili parametreleri ve Framingham Risk Skoru ile değerlendirilmiştir. Diyabete özgü yaşam kalitesi Diabetes Health Profile-18 Ölçeği ile ölçülmüştür. Bivariate analizler ve çok değişkenli lineer regresyon analizi uygulanmıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Bulgular:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt; Katılımcıların ortalama yaşı 53.91 &amp;plusmn; 12.29 yıl, ortalama diyabet süresi 7.97 &amp;plusmn; 5.36 yıl ve ortalama glikozile hemoglobin düzeyi %7.27 &amp;plusmn; 1.24’tür. Diabetes Health Profile-18 toplam puanı 47.88 &amp;plusmn; 16.20 olup Cronbach alfa katsayısı 0.901’dir. Framingham Risk Skoru’na göre katılımcıların %37.8’i yüksek risk kategorisindedir; bu oran erkeklerde %68.5, kadınlarda %18.5’tir. Diabetes Health Profile-18 toplam puanı; eğitim düzeyi (p=0.003), gelir durumu (p&lt;0.001), çalışma durumu (p&lt;0.001), hipertansiyon varlığı (p=0.013), kalp hastalığı varlığı (p&lt;0.001) ve ilaç tedavisine uyum düzeyi (p&lt;0.001) açısından farklılık göstermiştir. Çok değişkenli analizde; yaş (p=0.001), cinsiyet (p=0.047), gelir durumu (p&lt;0.001), çalışma durumu (p=0.001), kalp hastalığı varlığı (p=0.005), ilaç uyumu (p=0.004), vücut kitle indeksi (p=0.003), total kolesterol (p&lt;0.001) ve Framingham Risk Skoru (p=0.022) DHP-18 toplam puanı ile bağımsız olarak ilişkili bulunurken, glikozillenmiş hemoglobin düzeyi ile anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p&gt;0.05). Model, varyansın %29.4’ünü açıklamaktadır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Sonuç:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt; Tip 2 diyabetli bireylerde diyabete özgü yaşam kalitesi yalnızca glisemik kontrolle değil, sosyodemografik, klinik ve kardiyometabolik faktörlerin birlikte etkisiyle şekillenmektedir. Kardiyometabolik göstergelerle anlamlı ilişkiler saptanmış olmakla birlikte, bu ilişkilerin ters yönde olması dikkatle yorumlanmalıdır. Bulgular, hasta bildirimine dayalı sonuçların objektif klinik göstergelerle her zaman paralel olmayabileceğini göstermektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-31</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kolorektal Kanser Cerrahisi Geçirmiş Hastalarda Dini Başa Çıkma Tarzları ve Umutsuzluk Düzeyi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi </title>
      <link>https://pphcjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=90062</link>
      <guid isPermaLink="true">https://pphcjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=90062</guid>
      <author>RUNİDA DOĞANCANAN YAZICI    </author>
      <description>Giriş/Amaç: Kanser tanısı ve tedavi süreci psikososyal sorunlar ve umutsuzlukla ilişkili olabilir. Bu süreçte dini başa çıkma önemli&amp;nbsp;&lt;br&gt;bir baş etme kaynağı olabilir. Bu araştırma, kolorektal kanser cerrahisi geçirmiş hastalarda dini başa çıkma tarzları ile umutsuzluk&amp;nbsp;&lt;br&gt;arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerçekleştirildi.&amp;nbsp;&lt;br&gt;Gereç ve Yöntem: Çalışma popülasyonu, kolorektal kanser ameliyatı geçirmiş ve araştırmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan&amp;nbsp;&lt;br&gt;hastalardan oluştu. Örneklem büyüklüğü, güç analizine dayanarak 113 olarak belirlendi. Veriler, Haziran 2020 ile Ocak 2023&amp;nbsp;&lt;br&gt;tarihleri arasında Kişisel Bilgi Formu, Beck Umutsuzluk Ölçeği ve Dini Başa Çıkma Tarzları Ölçeği kullanılarak toplandı ve SPSS&amp;nbsp;&lt;br&gt;sürüm 26 kullanılarak analiz edildi.&amp;nbsp;&lt;br&gt;Bulgular: Araştırmaya katılan hastaların %48.67’si 64 yaşın üzerinde, %63.70’i erkektir. Araştırma sonucunda olumlu dini başa&amp;nbsp;&lt;br&gt;çıkma tarzı ortanca puanı 23.0, olumsuz dini başa çıkma tarzı ortanca puanı 10.0 ve Beck Umutsuzluk Ölçeği ortanca puanı 5&amp;nbsp;&lt;br&gt;olarak belirlendi. Beck Umutsuzluk Ölçeği puanları ile olumlu dini başa çıkma tarzı alt boyut puanları arasında negatif yönde orta&amp;nbsp;&lt;br&gt;düzeyde (r=-0.49), Beck Umutsuzluk Ölçeği puanları ile olumsuz dini başa çıkma tarzı alt boyut puanları arasında ise pozitif yönde&amp;nbsp;&lt;br&gt;orta düzeyde (r=0.51) ilişki saptandı. Çoklu doğrusal regresyon analizi, olumlu (B = &amp;minus;0.104, p &lt; 0.001) ve olumsuz (B = 0.434, p&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt; 0.001) dini başa çıkma tarzlarının Beck Umutsuzluk puanlarının bağımsız yordayıcıları olduğunu gösterdi.&amp;nbsp;&lt;br&gt;Sonuç: Araştırma sonucu, kolorektal kanser ameliyatı geçiren hastalarda dini başa çıkma biçimlerinin umutsuzluk düzeyleriyle&amp;nbsp;&lt;br&gt;anlamlı ilişkili olduğunu gösterdi.&amp;nbsp;</description>
      <pubDate>2026-07-31</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hemşirelerin Mesleki Tutumlarının Bazı Değişkenler Açısından Analizi</title>
      <link>https://pphcjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89482</link>
      <guid isPermaLink="true">https://pphcjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89482</guid>
      <author>Fatma KARASUFiliz POLAT   </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Giriş/Amaç:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Hemşirelerin mesleğe yönelik tutumları, sağlık hizmeti sunumundaki davranışlarını etkiler. Hemşirelerin mesleklerine yönelik tutumları değerlendirilerek, mesleğe uyumlarını etkileyen faktörler ve beklentileri belirlenmelidir. Bu araştırmada amaç; çalışan hemşirelerinin mesleğe yönelik tutumlarını sosyodemografik ve iş yaşam özelliklerine göre incelemektir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Gereç ve Yöntem:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt; Bu çalışma tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Çalışma 30 Mayıs-31 Temmuz 2025 tarihleri arasında 267 hemşire ile yürütülmüştür. Veriler Kişisel Bilgi Formu ve Hemşirelik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği (HMYTÖ) kullanılmıştır. Shapiro-Wilk testi ile verilerin normal dağılıma uygun olduğu belirlenmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t, One Way ANOVA testleri ve doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Bulgular:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt; Hemşirelerin eğitim düzeyi, hemşire olarak yeterli maddi kazanç elde etme durumları ile Hemşirelik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği toplam puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olduğu bulunmuştur (p&lt;0,05). Doğrusal regresyon modeli istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (F (6,260)=9,99, p&lt; ,001, R&amp;sup2;=,19). Model, Hemşirelik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği (HMYTÖ) puanındaki varyansın yaklaşık %18,74’ünün cinsiyet, eğitim durumu, hemşirelik deneyimi, hemşire olarak çalışmayı sevme durumu ve maddi kazanç değişkenleri ile açıklandığı belirlenmiştir. Hemşirelerin hemşirelik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği puan ortalamasının yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Sonuç:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt; Hemşirelerin mesleğe yönelik tutum düzeylerinin yüksek, kadın, yaşı daha ileri ve mesleki deneyimi fazla olan hemşirelerin mesleğe yönelik tutumlarının daha olumlu olduğu belirlendi.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-31</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Acil Servise Başvuran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalarında İlaca Uyum ve Öz-Etkililik Düzeyleri ile İlişkili Faktörler: Kesitsel Bir Çalışma</title>
      <link>https://pphcjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89876</link>
      <guid isPermaLink="true">https://pphcjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89876</guid>
      <author>Kartal DenizHicran Bektaş   </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Giriş/Amaç:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;İlaç uyumu ve öz-etkililik, kronik obstrüktif akciğer hastalığının etkili yönetiminde temel belirleyicilerdir. Acil servise başvuran hastalarda bu iki değişkenin birlikte değerlendirilmesine ilişkin kanıtlar sınırlıdır. Bu çalışma, acil servise başvuran kronik obstrüktif akciğer hastalarında ilaç uyumu ve öz-etkililik düzeylerini değerlendirmeyi, bu değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemeyi ve ilaç uyumu ile ilişkili faktörleri belirlemeyi amaçlamıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Gereç ve Yöntem:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt; Bu kesitsel çalışmaya, Ocak&amp;ndash;Ekim 2020 tarihleri arasında Türkiye’de üçüncü basamak bir eğitim ve araştırma hastanesinin erişkin acil servisine başvuran 235 kronik obstrüktif akciğer hastası dahil edilmiştir. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Medication Adherence Report Scale ve COPD Self-Efficacy Scale kullanılarak yüz yüze görüşmelerle toplanmıştır. Normal dağılım Shapiro&amp;ndash;Wilk testi ile değerlendirilmiştir. Uygun non-parametrik testler, Spearman korelasyonu ve çoklu doğrusal regresyon analizi, bağımlı değişken olarak ilaç uyumunu modellemek üzere uygulanmıştır (p&lt;0.05).&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Bulgular:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt; Katılımcıların yaş ortalaması 69.4&amp;plusmn;11.24 olup %69.4’ü erkektir. Ortalama ilaç uyum puanı 22.9&amp;plusmn;3.10, ortalama öz-etkililik toplam puanı ise 1.7&amp;plusmn;0.54 (1&amp;ndash;5 arası ölçek ortalaması) olarak bulunmuştur. İlaç uyumu ile öz- etkililik arasında istatistiksel olarak anlamlı, zayıf düzeyde pozitif korelasyon saptanmıştır (r=0.245; p&lt;0.001). Çok değişkenli regresyon analizinde çalışma durumu (çalışıyor olmak) ilaç uyumunu olumsuz etkilerken, eş veya çocuklarla birlikte yaşamak ve daha yüksek öz-etkililik ilaç uyumunu olumlu yönde etkilemiştir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Sonuç:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt; Acil servise başvuran KOAH hastalarında ilaç uyumu genel olarak iyi, öz- etkililik ise düşüktür. İlaç uyumu ve öz-etkililiğin rutin hemşirelik değerlendirmelerinde birlikte ele alınması ve bireyselleştirilmiş eğitim ile desteklenmesi, hastalık yönetimini güçlendirebilir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-31</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>&lt;b&gt;Chiari Malformasyonu ve Palyatif Bakım: Bir Olgu Sunumu&lt;/b&gt;</title>
      <link>https://pphcjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=90101</link>
      <guid isPermaLink="true">https://pphcjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=90101</guid>
      <author>Nazlıcan BAĞCIAykut KARAMAN   </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 6.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 8.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Giriş/Amaç:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt; Chiari malformasyonu inferior serebellar yapıların foramen magnum seviyesinde yarattığı fonksiyonel obstrüksiyon ve fıtıklaşma ile karakterize ciddi nörolojik bir bozukluktur. Bu çalışmada foramen magnum dekompresyon cerrahisi sonrası nörolojik kötüleşme yaşayan ve bu nedenle palyatif bakım ihtiyacı oluşan hastanın palyatif bakım süreci ele alınmıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 6.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 8.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Olgu Sunumu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;: Bir eğitim ve araştırma hastanesinin palyatif bakım kliniğinde yatan 28 yaşında kadın hastanın foramen magnum dekompresyon ameliyatı öyküsü bulunmaktadır. Ameliyattan sonra taburcu edilen hasta erken dönemde sağ ekstremitelerde ve dilde kasılmaların daha şiddetli başlaması, beslenmede azalma, yutmada güçlük ve konuşma bozukluğu yaşaması nedeniyle uzun dönemde takip edilmiştir. Uzun dönem takipte perkütan endoskopik gastrostomi takılan hasta, şikayetlerinin artması nedeniyle 22.08.2024 tarihinde palyatif bakım kliniğine alınmıştır. Kliniğe yatırılan hastanın hiç konuşamadığı, sağ ve sol elinde spastisite, sağ kolunda ve bacaklarında kontraktür geliştiği, her 4 ekstremitede kas gücü kaybı yaşadığı, destekle yürüyebildiği, 2. evre basınç yarası oluştuğu, uyku örüntüsünde bozulma yaşadığı, ağrısının, kabızlığının ve beslenme yetersizliğinin olduğu belirlenmiştir. Hasta Callista Roy'un adaptasyon modeli kullanılarak değerlendirilmiştir. Aynı zamanda hastaya fizyoterapist tarafından proprioseptif nöromüsküler fasilitasyon teknikleri, yatak içi mobilite ve pozisyonlama egzersizleri, boyun mobilizasyonu için chin tuck egzersizi uygulanmış; solunum, yutma, mobilite ve ambulasyon egzersizlerine yönelik eğitim verilmiştir. Yapılan hemşirelik ve fizyoterapi uygulamaları sonucunda basınç yarası 1. evreye gerilemiş, kabızlığı giderilmiş, ağız hijyeni sağlanmış, ağrısında azalma olmuştur. Ancak hastanın kontraktürlerinde azalma sağlanamamıştır, uyku bozukluğu, beslenme yetersizliği ve güvenli çevreyi sağlama/sürdürme ile ilgili riskleri devam etmektedir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 6.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 8.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Sonuç:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 8.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt; Hastanın semptomlarında önemli bir düzeyde azalma olduğu belirlenmiştir. Multidisipliner bir ekip yaklaşımı ile hastanın uyum yeteneğine odaklı semptom yönetiminin sağlanması ve hemşirelik sınıflama sistemlerinin kullanılması planlanan ve uygulanan hemşirelik bakımını geliştirmede önemli rol oynamıştır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-31</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yaşlı Hastaların Bireysel Gereksinimlerine Odaklanma: Geriatrik Palyatif Bakım Uygulamalarının Temeli</title>
      <link>https://pphcjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89391</link>
      <guid isPermaLink="true">https://pphcjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89391</guid>
      <author>FUNDA DATLI YAKARYILMAZ   </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Giriş/Amaç:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Yaşlanan toplumlarda yaşlı nüfusun artması ve bu grupta görülen karmaşık sağlık sorunları, geleneksel tıbbi yaklaşımların yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda, yaşlı bireylere özgü bir bakım modeli olan Geriatrik Palyatif Bakım (GPC) giderek daha fazla önem kazanmaktadır. GPC, geriatri ve palyatif bakımın temel ilkelerini bir araya getirerek yaşlı hastaların yaşam kalitesini ve konforunu artırmayı hedefleyen bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır. Bu yaklaşımın temel bileşenleri arasında semptomların değerlendirilmesi ve etkin yönetimi, çoklu kronik hastalıkların yönetimi, yaşam sonu karar süreçlerinin desteklenmesi ve bakımın farklı sağlık hizmetleri arasında koordinasyonunun sağlanması yer almaktadır. Küratif tedaviden ziyade hastanın acı ve sıkıntılarının azaltılmasına odaklanan bu model, bireyin kalan yaşam süresini mümkün olan en iyi koşullarda geçirmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bununla birlikte GPC'nin uygulanmasında bazı önemli güçlükler bulunmaktadır. Kanıta dayalı çalışmaların sınırlı olması, yaşam sonu karar verme süreçlerinin karmaşıklığı ve bakım koordinasyonunun sağlanmasındaki güçlükler bu alandaki başlıca zorluklar arasında yer almaktadır. Bu sorunların aşılabilmesi için daha fazla bilimsel araştırmaya, sağlık profesyonellerine yönelik eğitime ve disiplinler arası iş birliğinin güçlendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 4.0pt 1.5pt 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Sonuç:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt; Geriatrik palyatif bakım, yaşlı hastaların giderek artan sağlık gereksinimlerini karşılamada önemli bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Bu bakım modelinin geliştirilmesi ve sağlık sistemlerinde daha yaygın biçimde uygulanması, yaşlı bireylerin yaşam kalitesinin ve konforunun artırılmasına önemli katkı sağlayabilir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-31</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


